|
|
|
Ülkelerin
ekonomik, sosyal ve kültürel alanlardaki
gelişimi, toplumun eğitim seviyesi ile doğrudan
bağlantılıdır. Bunun yanı sıra uluslararası alanda da
rekabeti sağlayabilmek için; maliyetlerin
düşürülmesi, üretim yöntemlerinin
geliştirilmesi, ürünlerin çeşitlendirilip
belirli kalitenin sağlanması gereklidir. Bunu
sağlayabilmenin yolu öncelikle, nitelikli ve hizmetin
gereklerine uygun olarak yetiştirilen ve yönlendirilen
eğitimli iş gücüne sahip olmaktan geçmektedir.
Ülkemiz gibi, üretim ve hizmet sektöründeki
değişmelere uygun olarak, 21. yüzyılın dünyası
ile uyum sağlayabilecek, uluslar arası standartlara
ulaşmayı hedef olarak belirleyen, kalkınmada tercihini
üretim ve hizmet sektörleri ağırlıklı olarak
seçen ülkeler için, hedefe götürecek
temel araçlardan biri mesleki ve teknik eğitimdir.
Meslek yüksekokullarımız, vermiş oldukları ön
lisans öğretimi ile önemli sayıda genç
beyinlere kapılarını açmakta, mesleki orta eğitimin
sürekliliği ve üniversite öğrenimine önemli
katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle, meslek yüksekokulları,
ülkemizin ilerlemesinde ve kalkınmasında çok
önemli role sahiptir. Mesleki ve teknik öğretim
evrensel ölçülere uygun, yenilikçi
ve mükemmeli arayan, dinamik ekonominin vazgeçilmez
ayağını oluşturmaktadır. Bugün halen istihdam sorunu
yalnız ülkemizde değil, küresel anlamda tüm
dünyanın öncelikli gündemi ve korkulu
rüyasıdır. Bilgi ve teknoloji toplumlarının birbirleri
ile kıyasıya yarıştığı yüzyılımızda, istihdam
kesiminin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikli
elemanların yetiştirilmesi, küresel ekonomide ayakta
kalabilmenin en temel yoludur. Bu ise ancak, mesleki ve
teknik eğitimin, çok hızlı değişim gösterebilen
piyasa talepleri ile paralel olarak gelişimine bağlıdır.
|
|